Mawi-Rakı's profile₪₪₪ Z!ndan ₪₪₪PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
June 25 Hayat; ne olur ver benden aldıklarını, ver dünyamı bana..!Utandım, sıkıldım, nefret ettim görüpte görmezlikten gelmelerime... Nedeninsanlarbukadarsahte,nedeninsanlarbukadarçıkarcı? Ey evreni kusursuzca yaratan Rabbim! Neden insanların yüreğini de kusursuz kılmadın? Boğuluyorumyine,yineüzerimegeliyorherşey... Usandım, gözümde kıvılcımlar hiç dinmezken gülüyormuş gibi davranmaktan... Benim sahteliğimde bu mu? Mutluymuş gibi davranmak mı? Off! Karanlıkların kadını gibiyim, yarasalarla sohbet eder oldum...
Uyku yine terk etti beni! Hiçbir sabah aydınlık gelmiyor bana. Neden insanların gözlerinin kamaştıkları yerlerde ben hala fenerle yürüyorum? Nedeninsanlarınaydınlıkdedikleri,bendehalakaranlık? Nedir bu üzerimde ki kara büyü? Neden hiçbir rüzgar dağıtmıyor hüzün bulutlarını? Neden ben de sıradan insanlar gibi değilim? Neden her ayrıntı canımı acıtıyor? Neden kimsenin göremediğini ben görüp kahroluyorum? Neden bu kadar soruyla boğuşmak zorundayım? Hayat; ne olur ver benden aldıklarını, ver dünyamı bana..! Söz..! Bir daha dalga geçmeyeceğim seninle.... June 12 geLewera deresi...Koyverdun gittun beni Allah'undan bulasun Kimse almasun seni yine bana kalasun
Sevduğum senun aşkın ciğerlerumi dağlar Hiç mi duşunmedun sen sevduğun boyle ağlar
Gelevera deresi iki dağun arasi Yuzunden silinmesun piçağumun yarasi
Sevduğum senun aşkın ciğerlerumi dağlar Hiç mi duşunmedun sen sevduğun boyle ağlar...
HayaLet SewqiLim...Ceza mı bu July 06 Aldatıldım!Ne kadardır sürüyordu
Başka kimler biliyordu Söyle kaç arkadaş kaç dost Arkamdan gülüyordu.. Demek ki ben senin için Hiç bir şeyden ibaretim Hayatına girip çıkan Sıradan bir hikayeydim.. O kadar mı değerim yok.. O kadar mı kıymetim yok.. Ne kadar acı... Bi o kadar açık; Aldatıldım! Şimdi hangi yüzle karşımda duruyorsun Hem suçlu, hem güçlü, sabrımı zorluyorsun Yıkıl karşımdan durma sen sevmeyi bilmiyorsun!!! Şimdi yoksun.. Şimdi yoksun seni dilediğim gibi düşünebilirim artık. Tutar ellerimi dilediğim gibi öperim artık uzun uzun. Kimseler ayıplayamaz beni, yokluğunda seni nasıl sevdiğimi anlayamazlar. İşte gözlerin, işte dudakların senin olan ne varsa karşımda duruyor. Senin dilediğim yere götürebilirim artık, sevdiğim şarkıları söyletebilirim artık dudaklarına ve hasret ellerimle okşayabilirim yanaklarını.
Bütün resimler sana benziyor hayret.! Bütün aynalarda sen varsın,biryere gitsem peşimden sen geliyorsun. Biraz sonra beyaz bir kağıt ve içtiğim demli çayım olacaksın. Kimse yokluğunda bu denli sevilmedi. Her şey daha güzel ama ayrılıqın adı kötüye çıkmış. Yoksa bin yıl daha yaşamak isterdim ve seni bin yıl daha ayrılıklar içinde sevmek. Ama biliyorsun bende insanım.Umutsuzluğa düştüğüm günler oluyor ve hiç gelmeyeceksin sanıyorum. O zaman kurşun gibi bir korku saplanıyor kalbime. Büyük bir yalnızlık sarıyor içimi, yalnızlığımdan utanıyorum. Ben sevmesem ölürdüm, beni sevmesen bir çakıl taşıydım şimdi, bir duvar gibi sağırdım, ölümden acıydım. Dünyayı bütün insanlara zindan ederdim. Beni bunca saracak ne vardı, kanıma girecek, gözbebeklerime oturacak bir şarkı gibi kulaklarımdan eksilmeyecek ne vardı… Hiç karşıma çıkmasaydın bu kahrolası görmeseydi seni ne vardı..? Belki karşımda değilsin yanılıyorum, bu gözler senin gözlerin değil aldatıyorlar beni.. Karanlığın gözleri olmalı bunlar bana böylesine keder veren gülmeyi,yaşamayı haram eden bir karanlığın gözleri olmalı, öyleyse sen hiçbir yerde yoksun, sana hiçbir zaman yaklaşamayacağım. Yalan bu geçici sevinç bu nur bu ışık, karanlığın ortasında yanan bu gözler. Ne dedimse inanma seni değil kendimi aldatıyorum. Sen istediğin kadar varlığın taa kendisi ol, ölümsüzlüğün ta kendisi ben günden güne yok olmaktayım. Bütün ışıkları attım bir kenara anlamıyor musun. GÖKYÜZÜ GÜNEŞ OLSADA SENSİZ YİNE KARANLIKTAYIM.. sen benden qideli çok oldu.. ilk kez dün qece seni qördüm rüyamda içimdeki kine raqmen öptüm kokladım seni...şimdi anlıorum ki senden bu denli nefret ederken seni rüyamda bile olsa qörmekten mutluysam ben seni çok sewmişim..tadın war bende derdin ama beni hiç özlemedin...çünkü sen beni hiç SEWMEDİN!!!
06.07.2008/03:39
Gölgem olmaktan vazgeç..Bırak beni kendime ve heyecanlarıma..
June 28 Çek qit !!!Herşeyin bir sırası vardı değil mi?
İşte gitmenin tam zamanı şimdi. Yapışmadan ah'larım yakana Dönüpte bakmadan arkana Git..! bilsen ne kadar çok çaldın gülüşümden,ne kadar eksilttin çocuk yanlarımı...yıktın,dağıttın..bense hep çocuktum..masumdum hatalarına körebe oynayacak kadar..saflığımla oynadın..git! ne kadar da körmüşüm meğer..sen yanımdasın diye hiç hissetmemişim çaldıklarının yokluğunu!hiç bir şeyi hissetmemişim... başkasının koynuna girdiğini hissetmemişim!! oysa ne çok severdim kokunu..onu başkasına sattığında anlamıştım artık benim olmadığını..ne de çok severdim koynunda uyumayı...şimdi yalnızlığımın koynundayım..ve özlemiyorum seni!yatağımın yarısını yalnızlığım çok iyi dolduruyor..hissetmiyorum yokluğunu..ve kokun..onu hiç mi hiç özlemiyorum!! durma çek git..!
zaten; sen beni hiç sevmedin ki!!!;
Hadi qit SewqiLi...Hadi git sevgili... Rüzgara karşı savaşmayı bırak. Hadi git... Hadi git..
Her harfine ölümler beğendiğim adını dudaklarımdan sökerek git.. Bana çıkan tüm sokakları sil adres defterlerinden... Yaşayıp da kendi yüreğine bile ispat edemediğin... Bu sevdayı,mutluluk bakiyelerinden düş gayrı... Gözlerime demir pervazlardan ölüm göz kırpıyorken durma git.! Hadi git sevgili... Adınla başlayıp adınla bitiremediğim cümleler kadar yalnız bırak beni.. Durma karanlıklarımda, durma hatıralarıma... Git sadece... Bırak hayat boyu sensizlik yerine ölümler diz çöksün ayak dibime. Bırak günahların dökülsün soğuk ellerinin gezindiği kücük avuç içlerime.. Hadi git sevgili.. Biz seninle rüya olmaktan öteye geçemedik.. Hiçbir zaman acıyı sırtlanıp mutluluğa gülümsemedik... Hadi git...
Dudaklarında daha fazla kanamasın pişmanlıkların. Daha fazla ağlamasın hatıraların... Hadi git sevgili... Hadi git..
Çıktığın kapıdan ölüm gelsin ayak uçlarıma.. Bırak gözlerin mapusluğum, yüreğin sonsuzluğum olsun... Hadi git... Durma sabahı olmayan karanlıklarımda... Daha fazla üşütme ellerini karı, boranı eksik olmayan kışlarımda... Daha fazla bekleme yamalı cümlelerimde... Git diyorum sana..
Git.. Beni bana bırakma. Hadi kapıyı arala ve git.. Kapat tüm ışıkları.. Ve git hadi.. Çıktığın kapının ardından ölüm gelsin gayri... Şimdi git... Unut ismimi. Unut herşeyi Seni hiç sevmediğimi farz et. Bu sevdayı hiç yaşanmamış kabul et. Demir kapımı ölüme arala ve sessizce git... Git diyorum...Sadece git...
Ardından ölüm gelsin ayak uçlarıma.. Sana kavuşmayı bilmese de , Seni severken ölmenin gururunu yaşasın bu yürek. Çünkü... sen benim, Ölüm ile hayat arasına çizebildiğim tek mutluluğumdun... Seni kaç qece döktüm qözlerimden...Kırgın düşlerimden uzak, kırgın kalbimi avutuyorum. Kimbilir kaç zaman geçti sensiz, sayamadığım... Senden uzak, sesinden uzak... Bir kez dokunamadığıma mı yansaydım sana, yoksa sesinden uzak kaldığıma mı, hangisi daha çok canımı yakıyordu...anlayamadım...Yıllardır içimdeydin, belki de asırlardır... belki de doğmadan önce de biliyordum seni. Hep beklediğimdin sen, ama sana bunu anlatamadım...
Ben geldikçe, kaçanım oldun.. içini bilmediğim, yüreğini görmediğim bir türküydün dilimde.. bıkmadan usanmadan sevgimi anlattığım, kağıtlar tükenip de kalemimin kırıldığı an da bile beni düşündüğünü umut ederek, yeniden yazmaya koyulduğum adını bile koyamadığım sevdam oldun. Benim için çok şey oldun, ama ben senin için HİÇBİRŞEY oldum... Kaç kopuş yaşadım bunca senedir.. Bölündü ruhumla birlikte kalbim. Dayandım...dayandım da bir senden kopuşuma dayanamadım.. Ama olsun be gülüm, ayrılığı bile senden diye, sevdim ben... Hep beni sevdiğini hayal ettim, oysa ki hiç sevmedin.. ama ben hep hayal ettim. Hayalin bile güzeldi, bozmaya kıyamadım.. Beni kırdığın zamanlarda bu hayale sarıldım sımsıkı, seni kolay affetmelerim de bu yüzdendi zaten. Gözyaşlarım akarken sessizce yanaklarımdan, onları bile sevdim, çünkü onlar sana aitti.Seni kaç qece döktüm qözlerimden bilmem, sayamadım... Sesini hapsettim beynimin tüm hücrelerine. Özledikçe, çıkarıyorum sesini. Kapatıp gözlerimi, seni düşünüyorum yanımdaymışsın gibi. Hep kızdın bana belki de seni sevdiğim için, nedenini anlamadığım kızgınlıklarının tümünü bana yönelttin her zaman. Bilemedin, bilemedin senden bir şey istemediğimi. Bırakmadın beni, seni özgürce sevemedim. Seni senden gizli sevdim. Gittin, yoksun hayatımda. Artık gizlemiyorum duygularımı, özgürce seviyorum seni. Gözyaşlarımı hergün avucumda biriktiriyorum, sonra öpüyorum onları bir bir, seni öpercesine. Gittin ve ben, gitme kal benimle diyemedim sana. O kadar istekliydin ki gitmek için, dur diyemedim sana. İçim yandı da yine de kal diyemedim umursuz bakışlım.. Ardından bakarken, sessiz çığlıklarla bağırdım... duysaydın çığlıklarımı yine de gider miydin? Kulaklarını kapatabilirdin belki, ya kalbini kapatabilir miydin bana? hiç bilemedim... Gitmen, seni sevmemi engellemiyor anla artık. Sen yokluğunda da varlığımsın... hiç gelmeyecek olsan da bundan sonra, yine de varlığım kalacaksın. Seni hep beklemiştim asırlardan bu yana...geldin varlığınla beni mutlu ettin. Şimdi gittin, yokluğunla bile mutlu ediyorsun. Çünkü senden bana kalan şey o kadar güzel, o kadar özel ki... Gel demiyorum sana, demeyeceğim.. Gittiğin yerde mutluysan eğer, bu da bana yeter. Sesinden mahrum kalmışım ne çıkar, senin özleminle her gün canım daha bir yanmış ne çıkar.. Yokluğunu varlığa çevirebilmişim ya, bu da bana yeter.. Gün aşık olmuş geceye, Gece de yakamoz düşürmüş denize Ne gün erişebilmiş geceye, ne de gece kavuşabilmiş gündüze. Birbirlerini hiç görememişler belki de.. Ama engel olmamış bu aralarındaki sevgiye.. Varlıklarını hissetmeleri bile yetmiş kendilerine Bazen, gün isyan edip yakmış ortalığı Gece de özleminden tüm ışığını söndürmüş gökyüzünden İkisi de bulutlara yükleyip hüzünlerini Tüm yeryüzüne yağdırmışlar gözyaşlarını Yine de vazgeçmemiş sevdasından ikisi de Sonsuza dek birbirlerini göremeyeceklerini bilseler de .... Ben geceyim işte, senin için yakamoz düşürüyorum bol bol denize. Sen benden gitsen de, ben gelirim senin bensiz kıyılarına. Yokluğundan soyunup, varlığını giyerim üstüme... Gelirim, derin, sessiz duygusuz uykularına... Var olduğunu bilmek bile yetiyor, seni hiç göremesem de...
özLeyeCeqimmmmmmmmİşte o gün geldi Ama... May 10 Sensizlikte üŞüyorum...Sensiz şehrimde fırtınalar kopuyor sanki.
Ölümün hırçın dalgaları kıyısız ömrümde Her vuruşta bir parçamı alıyor Üşüyorum işte .. Gözlerim, gözlerini arıyor gökyüzünde... Ama gökyüzü kapalı göstermiyor bana yüzünü bile.. Şehre yağmur yağıyordu Bereket dağıtan yağmurlar bile acımasızdı sensizlikte... Her damlasında saçlarıma kor ateşler düşüyordu Tüm şehri dolaşıyorum çıplak ayaklarımla Önümde seni bulma umutlarım... Arkamda beni kovalayan zifiri yalnızlık.! Saatler geçmek bilmiyor Gözlerim bir an saate dalsa Yelkovan cellatlığa, Akrep ise karanlığa bürünüyordu. Umutlarıma akbabalar üşüşürken Dikenler batıyor sensiz yüreğime Hançerler med-cezir gibi giriyor içime Sensizlikte üşüyorum Susuyorum Rüzgâr bile sessiz Ayaklarım yoruluyordu Çukurları dolduran su birikintilerine çarpa çarpa Soluk almam zorlaşıyor her adımımda Arsız dikenler yetişiyor yüreğimin toprağında Ayazlar kapı eşiğinde beni beklerken Sensizlikte üşüyorum... Üşüyorum ya Bedenimi, hasretinin kıvılcıma atıp ısınmak istiyorum Hayır... hayır Isıtmıyor hücrelerimi hiçbir şey Denizlerde yansam, ateşlerde sönsem de Sensizlikte üşüyorum Bir sokak lambası görsem Sen diye seviniyorum işte Hayal olduğunu anlatınca köşe başına yıqılıyor yüreğim Ağlamak geliyor içimden Ağlayamıyorum bile . Sensizlikte üşüyorum Sanki sensiz duygularım bölük pörçük Yıldızlar varsa da gökyüzünde, sanki bana sönük Ölümü ensemde hisseder gibiyim Kimsenin olmadığı sokaklara girmiyordu ayaklarım Korkuyordum işte Karanlıktan değil ; Sensizlikte ölümün kalbimi esir almasından Korkuyordum. Kılcal damarlarımdan canımı çekiyorlar sanki Her yerde seni ararken Sensizlikte üşüyorum. sen en sağır yarasın yüreğimde... Söz sewdana Sevdiqim!....Yine sensiz bir istabul'a inat!......
May 09 Gidior mSn die Sorma ßana!Gidiyor musun diye sorma bana! Ne seni terk etmeyi istedim , Ne de yaşadıklarımızı maziye gömmeyi...
Ama inandıramadım seni... Sen, sorgularken beni kafanda, Ben gözlerinin içine bakıyordum kuşkuyla... Bir tek sözün bağlardı beni sana... Oysa sen hep susmaların koynunda kaldın... Teslim alır bedenleri de... Sütten çıkmış ak kaşık değildim, Ama yalanı sokmadım iki kişilik dünyamıza... O dünya ki bazen minicik bir odada, Bazen kentin ortasında şekillendi... Nasıl da güzeldi... Zaten varsın diye her şey güzeldi... Ama, sen buna inanmadın...
Nasıl ikna edebilirdim seni? Ben, aşk dedikçe sen, dur dedin... Ben, seninleyim dedikçe, Sen hayır dedin... Zaten az konuşan sen, Olumsuz ne kadar sözcük varsa bulup çıkardın ortaya... Bense hiç bir şey diyemedim... Nasıl değiştirmişim seni... Oysa hiç böyle düşünmemiştim... Kimseyi olduğundan farklı bir hale getirmek istemem... Ama öyle oldu işte... Demek ki; gitmelerin zamanı şimdi...
Rahat değilim diyordun ya, rahat ol artık... Gülüşlerini saklaman için bir neden kalmadı... Tedirginliğinin sebebi de kalktı ortadan... Gidişim yürekten değil, zorunluluktan... Sanma ki, bu sevdayı başka kimliklere taşırım... Sanma ki, benden sakladığın gülüşleri yalancı yüzlerde ararım... Seni de götürürüm yüreğimde... Her zaman yokluğunu taşırım... Ne yazık ki, toz duman edemedim kuşkularını... Ne yazık ki, kalamadın bana... Öpücüğümün kokusu kalacak kapının eşiğinde... Bizi bir yanlışa mahkum ettiğini anlayacaksın...
Nefretim oLSan da...Gözyaşlarımın her bir damlasında seni gördüm ben.... Her bir damla ayrı acıttı tenimi ve yüreğimi... Her bir damla ayrı yok etti içimdeki seni.... Bana geldiğin gün dün gibi aklımdayken, gidişini fikrime sokmak ne kadar zor biliyor musun benim için... Bana geldiğin gün gözlerin umut ve yüreğin sevgi doluydu, peki ya giderken; gözlerin umutsuzluğun en derin avlusu ve yüreğin ise sevenlerin katili olmuştu resmen... Şu satırları yazarken ağladığımı düşünme sakın, ben sadece gidiyorum dediğinde sustum, kabullendim ve sen sonunda gittin.... İşte ben gittiğin an ağladım ve ben çok korktum, ne yapacağımı bilemedim... Ne gülüyordum, ne de ağlıyor varsa yoksa iç çekiyordum anlamsız nidalarla... Yatağımda titreyerek yokluğuna alışmaya çalışırken uyuya kaldım... Sabah kalktığımda ruhen çökmüştüm, bedenen ise ne sen sor ne de ben anlayatım... Şimdilerde tebessümümün her bir arasına sıkıştırdım gözyaşlarımı, hani az gülsem akar vaziyetteler amacım soranlara mutluluktan akıyor demeler... Seni içimde ve gözyaşlarımda sakladım... Şimdi senin için her akan bir damla seni yok edecek içimden biliyorum ve ben bu yüzden tebessüm bile edemiyorum... Arkadaşlarım yokluğuna alışmam için kendilerini heba ediyorlar, yüzümü güldürmek için espriler üstüne espriler patlatıyorlar.... Gülmediğimi görünce de sana kızıyorlar, aslında onlar sana kızdıkça üzülüyorum çünkü hala sana toz konduramıyorum.....
Kalbim..! Kalbim acıyor anne..!
Kalbim!..
Yorgunum anne çok yorgun. Yemin...Yemin! ...
İçime cemrelerin düşüşüyle gelecekti bahar, ''Fecre,on geceye, çifte ve teke ve geçip giden geceye yemin olsun '' açılıp aydınlanan günlere inat gelecek di bahar... şimdi! ... hazanda yetimliğimdir bu, kuğu gibi boynumu kendime yaslayışım, şimdi! ... nefesinle yanıyor titrek bir mumun alevi, gözlerimin fer perdesi, firkat dehlizlerinde, şimdi! ... can dediğim yerde canım erimekte, hicretim zamansız, bürünen gecelerde eyvahımdır acizliğim.. Hapsettim artık kendimi, içimin en uzağından yöneliyorum yetim olan üşümüşlüğüme... çürüyor gölgem gecede aynalarda,yıkadığım suretim vuslat saatlerinden kalma, artık düşlerin ihramına girmişim.. Taşlıyorum ayrılığa dair şeytanları... ''Fecre,on geceye, çifte ve teke ve geçip giden geceye yemin olsun ''
May 05 Baba tut elimden..!
Baba tut elimden O küçük kıza götür beni baba! Götür bir daha gelmeyeyim! Tut ellerimden baba tut... Baba yüreğim alazlarda
Sevda çöl dedin... Dikkat et dedin... Baba tut elimden ...
Acılar şımartmasın beni artık! Uzaktaki hayallerimide al... Olmayan hayallerin gölgesinde ağlamaktan yoruldum... Götür baba... |
|
|